Turizmde İstediğimiz Noktaya Ulaşacağız

6 Mart 2017
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
159 defa okundu.
Turizmde İstediğimiz Noktaya Ulaşacağız

Turizm sektörünün Trabzon’da ki duayen isimlerinden Zorlu Grand Otel İşletme Müdürü Ali Şahin ile turizmin dününü, bugününü ve yarınını konuştuk

 

Turizmle geleceğimiz diyorsak

önce altyapıyı bitireceğiz

sonra birlikte hareket edeceğiz

 Trabzon’da turizm sektöründe yaklaşık 40 yıldır hizmet veren bir isim o. Yaklaşık 20 yıldır da Zorlu Grand Otel İşletme Müdürlüğü görevini başarılı bir şekilde yürüten Ali Şahin ile Trabzon’da turizmin dününü, bugününü ve yarın neler yapılması gerektiğini konuştuk. Trabzon’da turizm sektöründe çok önemli tespit ve fikirleriyle dikkatleri çeken Şahin deyim yerindeyse Trabzon’un analizini en iyi yapabilen bir isim aynı zamanda.

Trabzon’un Yomra İlçesi Demirciler Köyü’nde dünyaya gelen Ali Şahin, çalışmak zorunda olduğu için adım attığı turizm sektörünü kendisine meslek edinerek bugünlere geldi. Turizm sektörü hayatının vazgeçilmezi haline gelen Ali Şahin şehrin dinamikleriyle de zaman zaman fikir alış verişinde bulunarak bir anlamda önemli katkı sağlamayı ihmal etmiyor.

Sizin sektöre adım attığınız günlerde nasıl bir Trabzon vardı?

 1975-80 yılları arasında Trabzon’da insanların, esnafın birbirine saygı gösterdiği bir görüntü vardı. Dışarıdan gelen insanlara karşı misafirperverlik çok iyiydi. Gün geçtikçe metropol şehir havasına bürünen Trabzon’da şartlar da, ortam da değişti. Tabi zamanla esnafta da vatandaş için de hayat şartları biraz daha zorlaşmaya başladı. Bu da insanlarda belki bir başkalaşımı da beraberinde getirdi. 1983-90 arası Trabzon’da Avrupalı başta olmak üzere yabancı turist sayısı oldukça fazlaydı. Ancak zamanla bu turist profili de şehrimizden yavaş yavaş gitti diyebiliriz.

Turizme yapılan yatırımlar size göre ne durumda, yeterli mi size göre?

Konaklama sektörü bugün tamamlanmış görünüyor. Ancak turizmde özellikler destinasyon açısından eksiklikler var. 1975 yılı ile 2016 yılı arasında özellikle altyapı anlamında çok büyük bir gelişim gösterildiğini söyleyemeyiz. Sadece konaklama adına bir gelişme sağlandı. Turistlerin şehirde konaklama gün sayısını artırabilecek bir yatırım yapılamadı.

O dönemler turistler Trabzon’a niye geliyordu, bugün niye geliyor?

Trabzon’un tarihi ve kültürel zenginliklerini görmeye gelen turistlerin yanı sıra Trabzon özellikle Güneydoğu turlarının geçiş güzergahı idi. Bugün sadece Karadeniz Bölgesi turu için buraya geliniyor. Çünkü o bölgelerimize eskisi gibi turlar düzenlenmiyor. Buradan başlayan turlar Diyarbakır, Antep yada Adana’da bitiyordu. 15-20 günlük turlar düzenleniyordu. Bu açıdan turizm bir bütün olarak değerlendirildiğinde turizmdir. Yoksa tek başına bir şehir turizm için çekim merkezi olmaz.  Güneş, deniz, havuz, yemek… Yani bir otele girip çıkmak… Buna turizmde herşey dahil sistemi diyoruz ve bana göre bu sistem turizmi baltalıyor. Şehirlerin merkezleri de turizme açılmalı. Bir şehrin esnafı, tüccarı da turizmin nimetlerinden faydalanmalı. Bu segmentte konaklama sorunu çözüldü, şimdi konaklama gün sayısını artırma yolunda adım atan şehirler yada bölgeler bir adım öne geçecektir. Çünkü artık misafirler bir şehre turist olarak gittiği zaman sadece kendileri için değil çocukları için de vakit geçirebilecek mekanlar arıyor. Yoksa konaklama tesisi açısından şehrimiz limitini doldurmak üzeredir. Şimdi turisti şehrimizde daha fazla misafir edebilmenin çözümlerini üretmeliyiz.

Bunun için neler yapılabilir size göre?

Alternatif çok aslında. Mesela kış turizmine yönelme vakti geldi de geçiyor bile. Uzun zamandır Trabzon’un da gündeminde olan teleferik konusu. Çocuklar için özellikle Disneyland ve hayvanat bahçesi eğlence ve ilgi uyandıracak alanları oluşturmak lazım. Örneğin biz Dünya Ticaret Merkezi yapıldığı dönem, ‘Trabzon’a bir kongre merkezi gereklidir’ diyorduk. 15 yıl sonra bizim söylediğimiz yere gelinmiştir. Gönül isterdi ki bu zamanında yapılsaydı epey yol almış olurduk. Bir söz vardır, bu tür yatırımlar yapılmadan önce sahada çalışma yapmak, alana inmek gerekiyor. Elbette bizim de her düşündüğümüzün doğru olduğunu iddia etmiyoruz. Ancak bu şehrin dinamik kalabilmeye ihtiyaç var. Bu şehir eğer bir sanayi şehri olsaydı 15 yıl önce yapılan Dünya Ticaret Merkezi’nin çok daha etkin olabileceğini düşünebilirdik. Ancak o dönemler Türkiye’de ve dünyada müthiş bir kongre turizmi vardı. Eğer o yatırım bir-iki yıl içinde Trabzon’a kazandırılsaydı biz de o pastadan büyük bir pay alabilirdik. Geçen zaman sadece zaman kaybı ve diğer şehirlerle rekabette zayıf düşüyorsunuz. Yatırımlarda doğru zamanlama çok önemli. Şimdilerde ise kongre turizminde bir düşüş yaşanıyor. Keşke biz kongre turizminin o şaşalı dönemlerinde bu yatırımı Trabzon’a kazandırsaydık.

Siz sektörde gördüğünüz eksiklikleri yada yanlışları dile getirmeyi de ihmal etmediniz, ne gibi eksiklikler yaşanıyor yada hangi sorunlar öne çıkıyor?

Bugüne kadar şehrimizde görev yapan bürokratlar, ‘devlete devamlılık esasına’ bana göre çok da riayet etmedi. Örneğin birisi geliyor, ‘Şehrin önceliği turizm olmalı, bu şehrin geleceği turizmde’ diyor. Bir başkası geliyor, ‘Ne turizmi bu şehirde turizm olmaz’ diyor. Ve hiçbir zaman bir kimlik oluşturamıyoruz. Öncelikle şehrimizde ne olacağına bir karar vermek gerekiyor. Ancak bunu söylerken de Trabzon’un geleceğinin turizmde olduğunu üzerine basarak yinelemek istiyorum.

Önemli bir başka konu da, turizmde uzun vade yatırımlar da önemli bu anlamda. Çünkü insanlar görsel mekanlar için en fazla bir bilemediniz 2-3 kez gelirler şehrinize. Ancak biz altyapıyı oturtur tanıtımı da iyi yaparsak şehrimizde turizmin geleceğini de kurtarırız. Çünkü son yıllarda ülkemize ve ağırlıkta şehrimize de büyük ilgi gösteren Arap turistleri de çok fazla tutamayız. Zira Arap turistler istatistiklere göre 5-10 yıl arasında gidiyorlar. Biz bunu Trabzon’da 10 yılın üzerine çıkartabilirsek gelmelerinin önüne daha geçilemez. Önemli olan onları buraya bağlayabilmek. Onların şu anda Bosna gibi bir alternatif var, eğlence için Sochi gibi bir şehir var. Turizmin yükselen değerleri oralar artık. Arap turistler de hep yeni bir arayış içinde. Siz eğer şehir olarak insanların şehrinizde daha uzun kalmalarını sağlayabilecek argümanları geliştiremezseniz kısa süre şehrinizde kalır ve giderler. Ortadoğu’dan gelen turistler için de doğru ve geleceğe dönük planlama yapamazsanız onlar da başka ülkelerde arayışa giderler.

Sektörde hizmet veren birisi olarak siz kendi öz eleştirinizi yaparken neler söylüyorsunuz?

Sadece para kazanmak için işletme açanların ömrü uzun olmaz. Amaç hizmet ise o işletme hem uzun ömürlü olur hem de para kazanır. Trabzon olarak aslında biz çok şanslı bir şehiriz. Çünkü diğer illerdeki insanlarla bir araya geldiğimizde bunu daha iyi anlayabiliyoruz. Bugüne kadar Trabzon şehri olarak bütün dinamiklerimizle bir araya gelip turizmi her anlamda konuşup tartışabiliyoruz. Sektördeki diğer paydaşlarımıza eksikliklerini söyleyebiliyor, sorunları kendi içimizde de çözebiliyoruz. Özellikle son dönemde daha da şanslıyız diyebilirim. İçişleri Bakanımızın, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanımızın hemşehrimiz olması bizim en önemli şansımız belki. Zira İçişleri Bakanımız sayın Süleyman Soylu şehrimizin bütün sorunlarına olduğu gibi turizm konusuna ayrı bir hassasiyet gösteriyor. Ve turizm konusunun şehre nasıl bir katma değer kattığını ve geleceğinde de çok önemli bir yere sahip olduğunu çok iyi biliyor. Sayın Bakanımız sadece şehrimizde değil bölgede ve Türkiye’de de çok seviliyor. Bu da nasıl bir vizyon sahibi olduğunu gösteriyor bir anlamda. Bu anlamda da şanslı bir şehiriz.

Ve KATİD… bize bu oluşumla neleri hedeflediğinizi anlatır mısınız?

Bölgedeki illerimizi önce turizm müdürleri, ardından belediye başkanları ve valiler nezdinde bir araya getirerek turizmde ortak hareket etme kültürünü oluşturmak. Bölgedeki iller olarak tek başımıza hiçbir şey değiliz. Bizler bir araya gelip bir bütün olarak hareket ederek bölgemizin destinasyonunu anlatıp satabilirsek bir marka oluşturabiliriz. Büyümeyi birlikte gerçekleştirebiliriz ancak. KATİD aynı zamanda TÜROFED’in bir ayağı. Dernek olarak bölgede ne kadar güçlü olursak orada da ne kadar güçlü olabileceğimizin farkındayız.  Turizm demek insana hizmet demek, insana hizmet için de bakış açımızı insana değer odaklı belirlemeliyiz. Biz bunu turizmde her alana yaymaya çalışıyoruz. Eğitim ve denetimler bu mekanizmada işliyor. KATİD’in kendi içerisinde müşteri standartları var ve biz bunları uyguluyor sonrasında da işletmeleri değerlendiriyoruz. Ve bu değerlendirmeleri de onlarla paylaşıyoruz. Her ilde en az 8-10 tane sağlam bir yapılanmamız ve her ilde bir yöneticimiz var. İki yılda bir gerçekleştirilen genel kurulda da 18 ildeki bütün paydaşlarımızı yönetime dahil ediyoruz. Bizler hizmet için bu oluşumun içinde yer aldık. Bizler bu bölgeyi bütünleştirmeyi amaçlıyoruz. Bahsettiğim yereldeki birleşmeyi gerçekleştirdikten sonra siyasilerimizi de bir araya getirebilirsek kartopu misali daha da büyüyüp söz sahibi olabileceğimizi düşünüyoruz. Hizmette rekabete evet ama bölgede birliktelik vazgeçilmezimiz.

Zorlu Grand Otel bir okul misali yaklaşık 20 yıldır hem bölgeye hizmet ediyor hem istihdam sağlıyor hem de şehrin marka değerine katkı sağlıyor? Nedir başarının sırrı?

Trabzon’da Zorlu Grand Otel 1997 yılında gerçekten profesyonel bir işletme olarak hayata başladı. Kısa süre içinde Trabzon’da turizm işletmesinin önünde bir okul görevi gördü. Şu anda piyasada Zorlu Otel’den mezun olan çok sayıda personelin yanı sıra işletmeci, idareci de var. Zorlu Grand Otel’de yetişip yine burada yöneticilik yapmaları da bir gurur vesilesi. Trabzon’da turizme hizmet eden çok değerli insanlar var, onları da unutmamak gerekiyor. Merhum Fuat Özgür ile Ali Osman Ulusoy, Hüseyin Usta, Uzungöl’ü Uzungöl yapan Dursun Ali İnan. Bu insanları hatırlayıp hatırlatmalıyız ki turizm de yaşasın. Ayrıca Trabzon şehrine Zorlu Grand Otel’i kazandıran Ahmet Nazif Zorlu’ya da bu yatırımı için bir kez daha şükranlarımızı sunuyoruz. Çünkü 90’lı yıllarda insanlar paralarını bir cebinden diğerine koymazken Ahmet Zorlu bu şehre bu yatırımı yaparak marka değerine değer kazandırmıştır Zorlu Grand Otel…Bir önemli nokta da turist güvenli ülke ve güvenli şehirleri seviyor. Çok şükür şehrimiz güvenli bir şehir, ülkemiz de öyle. İnşallah bu musibetlerden de en kısa zamanda kurtulacağız ve ülkemizin geleceği gibi şehrimizin geleceği olan turizmde istediğimiz noktaya ulaşacağız.

 

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN